
Kanımızda trombosit adı verilen hücreler bulunur. Bu hücrelerin temel görevi, bir yaralanma olduğunda pıhtılaşmayı sağlamak ve “büyüme faktörleri” (growth factors) salgılayarak doku onarımını başlatmaktır. PRP tedavisinde amaç, bu mucizevi onarıcı hücreleri yoğunlaştırarak ihtiyaç duyulan bölgeye geri vermektir.
(Alt Başlık)
1. Kan Alımı: Sizden az miktarda (bir kan tahlili kadar) kan alınır.
2. Santrifüj: Alınan kan, özel bir tüp içinde yüksek devirli bir santrifüj cihazına yerleştirilir. Bu işlem, kanın bileşenlerini (kırmızı kan hücreleri, plazma ve trombositler) ayırır.
3. Zengin Plazma: İşlem sonunda, trombositlerden ve büyüme faktörlerinden zengin olan plazma kısmı (PRP) ayrıştırılır.
4. Enjeksiyon: Elde edilen bu değerli plazma, tedavi edilmek istenen bölgeye (cilt veya saç derisi) küçük enjeksiyonlar yoluyla uygulanır.
PRP, vücudun kendi onarım mekanizmasını tetiklediği için birçok farklı alanda etkili sonuçlar vermektedir.
Cilde enjekte edilen yoğun trombositler, o bölgede kolajen ve elastin üretimini güçlü bir şekilde tetikler. Cilt kendini onarmaya ve yenilemeye başlar.
PRP tedavisi, Dermapen veya lazer gibi diğer medikal estetik işlemlerle birleştirildiğinde (kombine edildiğinde) sonuçlar çok daha etkili olmaktadır.
Saç dökülmesinin en önemli nedenlerinden biri saç köklerinin (foliküllerin) zayıflaması ve beslenememesidir. Saç derisine enjekte edilen PRP, doğrudan kökleri besler ve onarır.
PRP tedavisi, etkilerini zamanla gösteren bir yenilenme sürecidir. Tedavi planı, kişinin ihtiyacına göre uzmanlarımız tarafından belirlenir.
Seans Sayısı: Genellikle 3-4 hafta aralıklarla, toplam 3 ila 4 seanslık bir kür önerilir. Sonuçların Görülmesi: İlk seanstan itibaren ciltte canlanma ve parlaklık fark edilir. Saç tedavisinde ise belirgin sonuçlar genellikle 2. veya 3. seanstan sonra gözlemlenmeye başlar. Kalıcılık: Elde edilen iyileşme kalıcıdır. Ancak yaşlanma süreci devam ettiği için, sonuçların korunması amacıyla yılda 1 veya 2 kez hatırlatma (idame) seansları yapılması önerilir.
PRP tedavisi güvenli midir? Yan etkisi var mı? PRP, tamamen kişinin kendi kanı kullanıldığı için son derece güvenlidir. Vücudun kendi materyalini kullandığı için alerjik reaksiyon veya reddetme riski taşımaz. Steril koşullarda yapıldığında enfeksiyon riski de yoktur. İşlem sonrası enjeksiyon bölgelerinde hafif kızarıklık veya morarma görülebilir, bu durum 1-2 gün içinde kendiliğinden kaybolur.
İşlem acı verici midir? İşlem öncesinde uygulama yapılacak bölgeye anestezik krem sürülerek acı hissi minimuma indirilir. Saç derisi uygulamalarında çok hafif bir hassasiyet hissedilebilir.
PRP ve kök hücre tedavisi aynı şey midir? Halk arasında sıkça karıştırılsa da tam olarak aynı şey değildir. PRP, onarımı başlatan “büyüme faktörlerini” içeren trombositleri kullanır. Kök hücre tedavisi ise daha karmaşık bir işlemdir. PRP, dolaylı yoldan bölgedeki kök hücreleri aktive ettiği için “kök hücre” tedavisi olarak da anılabilmektedir.
Kimler PRP yaptıramaz? Kan hastalığı olan (trombosit sayısı yetersiz veya pıhtılaşma sorunu olan) kişiler, aktif enfeksiyon geçirenler, kanser hastaları ve hamilelik/emzirme döneminde olanlar için PRP tedavisi uygun değildir.
Bizim için kalite, sadece bir hedef değil; sunduğumuz her hizmetin ve dokunduğumuz her detayın temelidir. En yüksek standartlarda, güvenilir ve özenli çözümler sunarak memnuniyetinizi garanti altına alıyoruz. Çünkü biliyoruz ki, gerçek başarı kaliteden geçer.


